Fizibilite Ne İçin Yapılır? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimeler, her zaman olduğu gibi, bazen evreni anlama yolculuğumuzda bizi rehberlik eder, bazen de kendi dünyalarımızı yaratmamıza olanak tanır. Edebiyat, bu anlamda insanın düşünsel derinliklerine doğru yapılan bir keşiftir ve sadece gerçekliğin yansıması değil, aynı zamanda ona dair en güçlü duygusal ve düşünsel tepkilerimizin şekillendiği bir alandır. Ancak, bir edebi eser yaratılmadan önce, bir süreç vardır: Fizibilite. Bu, bir fikrin, bir temanın, bir karakterin ya da bir anlatının ne kadar derinleşebileceğini, bir eser haline gelip gelemeyeceğini belirleyen bir zihin haritasıdır. Fizibilite, yalnızca edebiyatın üretim sürecinde değil, aynı zamanda eserlerin ve anlatıların okuyucuda…
Yorum BırakAnlık Fikir Esintisi Yazılar
Filistin Şii mi, Sünni mi? Edebiyat Perspektifinden Bir Yaklaşım Edebiyat, kelimelerin ve anlatıların gücüyle dünyayı yeniden şekillendiren, toplumsal ve kültürel gerçeklikleri derinlemesine keşfeden bir araçtır. Her metin, bir düşünceyi, bir halkı, bir ideolojiyi, bir çatışmayı ya da bir kimliği yansıtan çok katmanlı bir dünyadır. Bazen bir karakterin hikayesi, sadece onun bireysel yolculuğuna dair bir anlatı değil, aynı zamanda kolektif bir deneyimi, bir toplumun tarihsel travmalarını, acılarını ve direncini de içerir. Bugün, Filistin’in Sünni ya da Şii olup olmadığı sorusuna edebi bir bakış açısıyla yaklaşırken, bu sorunun ötesinde, kimlik, toplumsal yapı ve kültürel belleğin nasıl şekillendiğine dair bir edebi keşfe çıkacağız.…
Yorum BırakRedaksiyon Nasıl Yapılır? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifi İstanbul’da, ya da başka bir şehirde yaşayan bir birey olarak, her gün bir şeyler okur, izler, yazılı içeriklerle karşılaşırız. Her gün bambaşka insan hikayeleri, metinler, haberler ve yazılarla çevrelenmiş bir dünyada yaşıyoruz. Peki, bu yazılar doğru mu? Duygusal veya cinsiyetçi bir dil kullanıyor mu? İçeriğin “gerçek” ile ne kadar bağlantısı var? İşte bu noktada redaksiyon devreye giriyor. Ancak, redaksiyon nasıl yapılır, ne işe yarar? Herkesin ulaşabileceği doğru bilgiye ve adaletli bir anlatıma sahip olabilmesi için yazının nasıl revize edilmesi gerektiğini düşündüğümüzde, bu iş sadece dilsel bir işlem olmaktan çıkar; toplumsal cinsiyet,…
Yorum Bırakİlk Hangi Yabancı Dil Öğrenilmeli? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Dil, insanlık tarihinin her dönemiyle birlikte evrilen bir olgudur. Sadece iletişimi sağlamakla kalmaz; aynı zamanda bir toplumun kültürel değerlerini, düşünsel yapısını ve duygusal dünyasını da taşır. Edebiyat ise, kelimelerin yaratıcı gücünü en derin anlamları açığa çıkarmak için kullanan bir alan olarak, dilin dönüştürücü etkisini en iyi şekilde gözler önüne serer. Peki, ilk hangi yabancı dili öğrenmek, edebiyat ve dil sevgisini besleyen bir seçim olabilir? Bu yazıda, çeşitli metinlerden ve anlatılardan yola çıkarak, yabancı dil öğrenmenin edebi dünyamızdaki yeri ve önemi üzerinde duracağız. Edebiyatın Gücü: Dilin Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, bir bakıma, kelimelerin…
Yorum BırakKadın Erkek Fırsat Eşitliği Ne Demek? Siyasi Bir Analiz Dünya, tarih boyunca cinsiyet temelli ayrımcılıkla şekillenen bir toplum yapısına sahip olmuştur. Erkeklerin hâkim olduğu toplumsal yapılar, kadınların ekonomik, sosyal ve politik alandaki yerini sınırlamıştır. Ancak, çağdaş dünya bu eşitsizliklere karşı savaş veriyor. Kadın erkek fırsat eşitliği, sadece hukuki bir kavramdan öte, toplumsal adaletin, demokrasinin ve insan haklarının temelini oluşturan bir meseledir. Fakat gerçekten de bu eşitlik sağlanabiliyor mu? Eğer sağlanamazsa, sadece kadınlar değil, tüm toplumlar büyük kayıplar yaşar. Bu yazıda, kadın erkek fırsat eşitliği kavramını, iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi gibi siyasi kavramlarla ele alarak derinlemesine inceleyeceğiz. Kadın Erkek…
Yorum BırakÇalıkuşu: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü ve Edebi Akımın İzinde Edebiyat, kelimelerin gücünü kullanan bir sanattır. Bir yazar, satır aralarına yerleştirdiği her sözcükle yalnızca bir hikaye anlatmakla kalmaz, aynı zamanda toplumun, bireylerin ve duyguların içsel dünyasında derin etkiler bırakır. Anlatılar, başkalarının yaşantılarının içine girmemize, başkalarının acılarını, mutluluklarını ve umutlarını kendi içimizde hissetmemize olanak tanır. Edebiyat, bir yansıma, bir keşif ve en nihayetinde bir dönüşüm aracı olabilir. Bu dönüşüm, sadece bireysel değil, toplumsal anlamda da önemli etkiler yaratır. Halit Refig’in ünlü eseri Çalıkuşu da, bireysel dönüşümün, toplumsal değişimin ve evrensel insan hallerinin birbirine dokunduğu derin bir hikayeyi barındırır. Çalıkuşu, gerek karakterleri, gerekse tematik…
Yorum BırakGiriş: Teknoloji ve Kaynakların Verimli Kullanımı Bir bilgisayar ekranını ikiye bölmek basit bir teknik işlem gibi görünebilir, ancak bunu bir ekonomi perspektifinden ele almak, çok daha derin soruları gündeme getiriyor. Bir ekranda aynı anda iki farklı işlevi yerine getirmek, modern dünyadaki iş gücü verimliliği ile doğrudan ilişkilidir. İnsanlar, sınırlı kaynakları (zaman, bilgi, enerji) en verimli şekilde kullanabilmek için sürekli yeni yollar arar. Peki, bir bilgisayar ekranını ikiye bölerken, bu tercih ne kadar etkili bir kaynak kullanımı sağlar? Bu karar, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi gibi farklı alanlardan nasıl bir yansıma bulur? Bu yazıda, “PC ekranı nasıl ikiye bölünür?” sorusunu ekonomi…
Yorum BırakKonuşma Adabı Nasıl Olmalı? 5 Madde ile Farklı Yaklaşımlar Konuşma adabı… Bazen basit bir mesele gibi gelir, bazen ise bir bilim dalı gibi. Konya’da yaşıyorum, hem mühendislik hem de sosyal bilimler üzerine kafa yormayı seviyorum. Bu iki alanın birleştiği noktada ise, her zaman bir iç savaş oluyor. Konuşma adabı hakkında ne düşünüyorum? İçimdeki mühendis mi yoksa içimdeki insan mı doğru söylüyor? Gelin, bu ikisinin de bakış açılarını dinleyelim. 1. Saygılı ve Dikkatli Olmak: Mühendislik Perspektifi İçimdeki mühendis böyle diyor: “Konuşurken dikkatli olmalıyız. Her şeyin bir kuralı, düzeni var. Konuşma sırasında da dilin yapısı, kelimelerin gücü, doğru ve etkili kullanımı gibi…
Yorum BırakKonvoyda Neden Havlu Takılır? Birçok insan, araba konvoylarında sıklıkla karşılaştığı bir durumu merak eder: Konvoydaki araçların çoğunun yan camlarına, arka camlarına veya direksiyonlarına havlu takılıdır. Peki, bu sıradan görünen ancak aslında içinde derin anlamlar barındıran gelenek neden vardır? Duyduğumuzda “Ne alaka?” dediğimiz bu havlular aslında birden fazla kültürel, toplumsal ve hatta psikolojik gerekçeye dayanıyor. Her şeyin bir anlamı olduğu gibi, bu durumun da bir kökeni ve bir amacı var. Şimdi, bu ilginç geleneğin izini süreceğiz. Peki, konvoyda neden havlu takılır? Gelin, hep birlikte bu geleneksel durumu derinlemesine inceleyelim. Konvoy Kültürü ve Geleneksel Pratikler Konvoylar, yalnızca bir yolculuk ya da araba…
Yorum BırakKimler İhaleye Giremez? İhale süreci, bir işin ya da hizmetin devlete ya da özel sektöre teslim edilmesi için en yaygın yöntemlerden biridir. Ancak bu sürecin, sadece katılımcıların değil, aynı zamanda düzenin ve şeffaflığın sağlanması açısından belirli kısıtlamalarla da şekillendiğini unutmamak gerekir. Kimlerin ihaleye giremeyeceği sorusu ise, kamu ve özel sektör ilişkilerini sorgulayan en önemli sorulardan biri. Peki, kimler ihaleye giremez? Bu yazıda, ihaleye giremeyenleri ve bu durumu ele alırken ortaya çıkan güçlü ve zayıf yönleri sorgulamak istiyorum. İhaleye Giremeyenler: Hangi Kriterlere Göre Belirleniyor? İhaleye katılımı sınırlayan bazı temel kriterler bulunuyor. Bunlar, genellikle belirli etik kurallar, finansal durum ve uzmanlıkla ilgili…
Yorum Bırak